Temmuz 05, 2011 0 tanecik yorum

I mean, everybody's gotta take a road trip at least once their lives.



tatil... daha doğrusu evde sıkıntıdan patlayarak geçirdiğim bi tatil.. davutlardaki mezuniyet balosu bütün aksiliklere ve umduğum kadar eğlenememe rağmen geçti. ve lise tamamen bitti.

neyse evde tatil geçiriyorum ama şirince-akbük-bodrum-güllük-ölü deniz planlarım hala geçerliliğini korumakta. her şey zamanla.. of bi de 10 güne falan sınav açıklancak. ay açıklansa da bi üniversiteye kayıt olsam da içimdeki şu daraltı bunaltı geçse. ayh. neysee evdeyim demişken izlediğim filmlerin haddi hesabı yok tabi. filmlerde yaşar oldum. ama seviyorum da aslında bu durumu. bi de yeni insanlarla tanışsam artık, filmlerdeki diyaloglar gerçek hayatıma da bulaşsa falan hiç fena olmazdı mesela. beğendiğim yeni bir sürü film vaar izlediklerim arasında ama en çok etkisi altına alan "Elizabethtown" oldu. filmin soundtrack i bi harika ve de hikaye çok samimi ve sıcak. ba-yıl-dım. Claire'ın da dediği gibi "I mean, everybody's gotta take a road trip at least once their lives." bence de herkesin tek başına yapıcağı bi araba yolculuğuna ihtiyacı var bu dünyada..

bu aralar kimseye sabrım yok ve klasik insanların yanında çok sıkılıyorum. yine Claire Colburn da dediği gibi: " I like being alone too much."

Nisan 17, 2011 0 tanecik yorum

tiny little start.



İlk yazı. İlk telaş. Dar vakitlere sığdırıyorum bu aralar hayatımı ama bu blog olayını sevdim sanırım. Gepgenişş bi dünya bu internet zaten. gepgeniş ne ya !? garip geldi biraz. Zaten hayat da böyle değil mi bazen normal de olsa garip geliyo olaylar. Ya da insanlar kompleks yaşamayı pek sever oldu. Uzun konuları şu an dalmıyım çünkü kafamda bi orkestra çalıyo belirli aralıklarla bu aralar. Yorgunluk evet evet yorgunluk belirtisi Sınav inatla yaklaşıyo bi yandan kuşlar, çiçekler bahar, böcük hepsi gelmekteler. Hadi hayırlısı bağalıım. Şimdilik kaçtım.
 
;